teknOtizm
OSB VE EBEVEYN-ÇOCUK ETKİLEŞİMİ (0-6 YAŞ)

OSB VE EBEVEYN-ÇOCUK ETKİLEŞİMİ (0-6 YAŞ)

OSB ve Belirtiler

OSB sosyal etkileşim, iletişim ve davranış boyutu ile karakterize bir nöro-gelişimsel bozukluktur. OSB ile sosyal etkileşim başlatma ve sürdürme, yaşa uygun ilişki geliştirme, iletişim başlatma, sözel-sözel olmayan dili kullanma ve sosyal kabulü içerecek becerilerde sıklıkla sınırlılıklar gözlenmektedir (American Psychiatric Association, 2022). Genetik ve çevresel etmenler kaynaklı ortaya çıkan OSB’nin seyri iki şekildedir. İlk grupta belirtiler doğumdan itibaren gözlenmeye başlar. İkinci grupta ise 12 ay civarından gözlenmekle beraber edinilmiş becerilerin yitimi söz konusudur (Boterberg et al., 2019; Hazlett et al., 2017). Bu belirtilerin ortaya çıkışı ile beraber müdahale sürecine giden yol açılmaktadır.

Aile İşlevleri ve Ebeveyn Aracılı Müdahaleler

Aileler ve ebeveynler çocuklarının bütüncül gelişimi üzerinde önemli etkiye sahiptir. Bu etki aile işlevleri olarak da ifade edilmektedir. Bu işlevler başta eğitim işlevi olmak üzer bireylerin sosyal etkileşim becerilerini edinmesini de içeren sosyalleşme ve aynı zaman da iletişim gibi günlük hayata katılımı da içeren becerilerden meydana gelmektedir (Turnbull et al., 2015). Odak ebeveyn-çocuk arasında nitelikli bir etkileşim sağlamak olduğunda OSB özelinde süreç daha zorlayıcı olabilmektedir. Bu zorluk ve sınırlılıkları aşmak için OSB olan bireylere müdahalede pek çok yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemleri kategorize etmek için odaklanmış ve kapsamlı kanıt temelli uygulama kavramı kullanılmaktadır. Bu uygulamalar arasında ebeveyn aracılı müdahaleler de yer almaktadır. Ebeveyn aracılı müdahaleler ile iletişim, sosyal, ortak dikkat, oyun, bilişsel beceriler, okula hazırlık, akademik-ön akademik beceriler, uyumsal davranışlar, problem davranışlar, motor beceriler ve zihinsel iyi oluş gibi alanlarda OSB tanılı bireyler desteklenebilmektedir (Steinbrenner et al., 2020).

Kuramsal Altyapı

Belirtilen kanıt temelli uygulamaların bir kısmı ise ebeveyn-çocuk arasındaki etkileşimin niteliğini arttırmayı hedeflemektedir. Bu uygulamalar genel olarak davranışçı, yapılandırmacı, gelişimsel, biyoekolojik ve transaksiyonel yaklaşımları temelinde inşa edilmiştir. Yaklaşımların sadece bir veya birkaçından ziyade, bütüncül olarak eklektik modeli benimsenir. Davranışçı yaklaşıma göre davranış öncesi ve sonrası uyaranlar davranışların ortaya çıkmasında etki etmektedir. Bu durum başta Skinner tarafından edimsel koşullanma ile karakterize edilmiştir (Johnson et al., 2017). Davranışçı öğrenme ilkeleri Bandura’nın sosyal öğrenme teorisine zemin oluşturmuştur. Bu teoriye göre öğrenmeler etraftaki kişilerin taklit edilmesi ile mümkündür (Coon & Mitterer, 2010). Yapılandırmacı yaklaşımda ise Piaget ve Vygostky karşımıza çıkmaktadır. Piaget’e göre öğrenmeler deneyimlerle mümkün iken; Vygotsky’e göre öğrenmelerde diğer kişilerin önemli bir rolü bulunur. Vygotsky bu durumu potansiyel gelişim alanı ve yapı iskelesi kavramları ile ele alır (Senemoğlu, 2020). Bronfenbrenner’in kuramına göre ise çocuk içinde bulunduğu çevreden bağımsız değildir. Çevre çocuğun gelişimi üzerinden önemli bir etkiye sahiptir (Senemoğlu, 2020). Son olarak transaksiyonel yaklaşıma göre etki sadece çevre kaynaklı değildir. Karşılıklı söz konusudur. Yani çevrenin çocuğu etkilemesi kadar çocuğunda çevre üzerinde bir etkisi söz konusudur (Sameroff & Fiese, 2000). Tüm bu kuramsal alt yapıdan yola çıkarak etkileşimin ve ebeveynlerin, çocuğun gelişimi üzerinde önemli etkisinden söz edilebilir. Aynı zamanda deneyim ile çeşitlendirilen öğrenme anları kalıcı, genellenebilir ve anlamlı öğrenmeler anlamına gelmektedir.

Nitelikli Ebeveyn-Çocuk Etkileşiminin Tanımı ve Boyutları

Nitelikli ebeveyn-çocuk etkileşimi erken çocukluk döneminde etkileşim ile öğrenmenin mümkün olduğu ve gelişimin bu kanal ile desteklenebileceği varsayımı üzerine kuruludur. Dolayısıyla nitelikli etkileşim ile, yetişkinin davranışlarında değişiklikler sağlayarak gelişimin maksimum düzeyde desteklenebileceği ortam yaratılması amaçlanmaktadır. Kısaca bu kabram ebeveynin çocuğuna günlük rutinler sırasında duyarlı ve yanıtlayıcı davranışlar sergilemesi olarak tanımlanmaktadır (Mahoney, 2009; Mahoney & Perales, 2003). Ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkinin niteliğini artırmaya yönelik çeşitli müdahale programlar yer almaktadır. Bunlar başlıca Responsive Teaching (Temelli Erken Çocuklukta Müdahale Programı-ETEÇOM), Developmental, Individual Differences, Relationship Based (DIR/Floortime) ve Oyun Projesi (The PLAY Project)’dir. Bu uygulamaların temel amacında yetişkin-çocuk etkileşiminin yer aldığı ve bu doğrultuda çocuğun oyun, ortak dikkat, taklit ve etkileşim gibi temel becerilerinin desteklenmesinin hedeflendiği ifade edilmektedir (İ. H. Diken et al., 2016; Tomris, 2019). Bu uygulamaların ayrıca doğal öğretim yöntem ve tekniklerini de içeren ilkeleri içerdiği belirtilmektedir.

Nitelikli yetişkin davranışları farklı kaynaklar ve programlarda çeşitli şekillerde ele alınmaktadır. Ulusal literatürde bu davranışlar üç başlık altında detaylandırılmaktadır (İ. H. Diken et al., 2016; Ö. Diken et al., 2009):

  • Duyarlı-yanıtlayıcı olma: duyarlı-yanıtlayıcı olma davranışı, yetişkinin çocuğu izlemesi ve gelişimine uygun girdiler sağlayarak gelişimi desteklemesidir. Bu davranışlar; duyarlı olma, yanıtlayıcı olma, etkili olma ve yaratıcı olma başlıkları altında ele alınmaktadır. Duyarlı olma ile çocuğun ilgilerinin fark edilmesi ve çocuğun izlenmesi vurgulanır. Yanıtlayıcı olma ile yetişkinin çocuğun gelişimine uygun girdiler sunması hedeflenir. Etkili olma ile karşılılık ön plandayken yaratıcılık ile yeni yollar sunabilme becerisi değerlendirilir.
  • Duygusal ifade edici olma: Bu çatı kavram ile duyguların çocuğa uygun şekilde yansıtılması vurgulanır. Duygusal ifade edici olma beş alt başlıkta ele alınmaktadır. Bunlar; duygusal ifade edici olma, kabullenme, keyif alma, sıcak olma ve sözel pekiştireç kullanmadır. Duygusal ifade edici olma ile yetişkinin çocuğa duygularını jestler, mimikler ve ses tonu ile aktarması vurgulanır. Kabullenme ile çocuğun yaptıklarının kabul edilmesine bakılır. Keyif alma ise çocuğa karşı sergilenen memnuniyet düzeyidir. Son olarak sıcak olma ile yetişkinin olumlu duygularını çeşitli yollarla aktarması odaklanırken sözel pekiştireç kullanmada davranışları sözel yolla övülmesi hedeflenir.
  • Başarı odaklı-yönlendirici olma: Bu davranış örüntüsü ile yetişkinin çocuğu yeri geldiğinde cesaretlendirmesi ve yönlendirmesi beklenir. Yetişkinin sık yönlendiren, soru soran, sınayan ve baskı kuran bir davranış içerisinde olması beklenmez. Bu davranışlar üçe ayrılır: başarı odaklı olma, yönlendirici olma ve etkileşim hızı. Başarı odaklı olma yetişkinin çocuğu cesaretlendirmesidir. Yönlendirici olma ise gerekli durumlar rehberlik sağlayabilmek adına yönlendirmelerde bulunmadır. Son olarak etkileşim hızı ise çocukla kurulan etkileşimin çocuğun hızına göre ayarlanmasıdır.

Ebeveyn-Çocuk Etkileşimi ve Araştırma Özetleri

Ebeveyn-çocuk etkileşimi üzerine yapılan araştırmalar, OSB olan çocukların ebeveynlerinin özellikle oyun ve iletişim becerilerini yönlendirmede daha fazla rol aldığını göstermektedir (Freeman & Kasari, 2013). OSB olan çocukların ebeveynleri, çocuklarının dikkat düzeyleri ve başlatma davranışlarının düşük olmasına bağlı olarak daha yönlendirici davranışlar sergileme eğilimindedir (Töret et al., 2015). Buna karşılık, normal gelişim gösteren çocukların ebeveynleri, daha yüksek düzeyde duygusal ifade edicilik ve yanıt vericilik gösterirler (Ceyhun et al., 2015). Araştırmalar, ebeveynlerin duygusal ifadelerindeki artışın, OSB olan çocukların sosyal becerilerinde önemli iyileşmelere yol açtığını ortaya koymaktadır (Haven et al., 2014). Ayrıca, ebeveynlerin çocuklarıyla kurdukları etkileşimdeki uyumun, çocukların genel gelişimsel düzeyleri üzerinde olumlu etkiler yarattığı vurgulanmaktadır (Arslan, 2016). Özellikle babaların duyarlı ve duygusal ifade edici davranışlarındaki artışın, çocukların sosyal etkileşim becerilerini geliştirdiği belirtilmektedir (Oğuz & Sönmez, 2018). Bu araştırmalardan yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarıyla kurdukları etkileşimin niteliğinin, çocukların gelişim üzerinde önemli bir rol oynadığı söylenebilir. 

Ebeveyn-çocuk etkileşimi üzerine yapılan birçok etkililik araştırması, genellikle ebeveynler üzerindeki doğrudan etkiler ve çocuklar üzerindeki dolaylı etkiler üzerine odaklanmıştır (Vess & Campbell, 2022). Bu araştırmaların bulguları, ebeveynlerin etkileşimsel davranışlarında ilerlemeler sağlarken aynı zamanda çocukların yönerge takip becerilerinde ve OSB belirtilerinin şiddetinde azalmalar yaşandığını göstermektedir (Solomon et al., 2014; Vess & Campbell, 2022). Örneğin, Shire ve arkadaşlarının (2016) yürüttüğü bir çalışmada, müdahale süreciyle birlikte ebeveynlerin duyarlılığının arttığı ve bunun sonucunda çocuklarla geçirilen sürede ve ortak dikkat becerilerinde artışlar gözlendiği belirtilmiştir. Aynı şekilde, Watson ve arkadaşlarının (2017) çalışmasında da ebeveyn duyarlılığı ve yanıtlayıcılığındaki artışın, çocukların sosyal iletişim becerilerinde, uyaranlara karşı hassasiyetlerinde ve uyumsal becerilerinde, kontrol grubuna kıyasla anlamlı ilerlemelere yol açtığı rapor edilmiştir. 

Buna ek olarak, ebeveynlerin müdahale sürecine katılımlarının sadece çocukların gelişimi üzerinde değil, aynı zamanda ebeveynlerin kendi ruhsal sağlıkları üzerinde de olumlu etkiler yarattığı görülmektedir. Solomon ve arkadaşlarının (2014) çalışmasında, müdahale uygulamaları sonrasında ebeveynlerin depresyon düzeylerinde anlamlı düşüşler gözlenmiştir. Ebeveyn-çocuk etkileşiminin erken dönemdeki etkilerini inceleyen Whitehouse ve arkadaşlarının, (2021) çalışmasında ise, müdahale alan çocukların %7'sinin 3 yaşında OSB tanısı aldığı, müdahale almayan çocuklarda ise bu oranın %21 olduğu ortaya konmuştur. Bu bulgular, erken müdahalenin hem ebeveynler hem de çocuklar için önemli gelişimsel faydalar sağladığını göstermektedir. Tüm buradan özetle ebeveyn-çocuk arasındaki etkileşimin niteliği çeşitli değişkenler açısından önem arz etmektedir. Bunların başında çocuğa sağlanan gelişimsel destekler gelmektedir. İkincil olarak ebeveynlerin sürece katılım ve katılım ile beraber psikolojik etkiler olasıdır.

Kaynakça

  • American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5. bs., Re). American Psychiatric Publishing.
  • Arslan, S. (2016). Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar ve babalarının etkileşimsel davranışlarının incelenmesi. Anadolu University.
  • Boterberg, S., Charman, T., Marschik, P. B., Bölte, S., & Roeyers, H. (2019). Regression in autism spectrum disorder: A critical overview of retrospective findings and recommendations for future research. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 102, 24–55.
  • Ceyhun, A. T., Özdemir, S., Töret, G., & Özkubat, U. (2015). Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuk ve Ebeveynlerinin, Ebeveyn-Çocuk Etkileşimlerinin Normal Gelişim Gösteren Çocuk ve Ebeveynleri ile Karşı laştırılması. International Journal of Early Childhood Special Education, 7(2), 183–211.
  • Coon, D., & Mitterer, J. O. (2010). Introduction to Psychology: Gateways to Mind and Behavior (12th ed.). Cengace Learning.
  • Diken, İ. H., Diken, Ö., Çuhadar, C., Arıkan, A., Ünlü, E., Çelik, S., Tomris, G., Sani Bozkurt, S., Tuna, M., Günden, U. O., & Çavuşoğlu, T. (2016). Okul Öncesi Öğretmenlerine Yönelik Nitelikli Yetişkin Davranışları. Eğiten Kitap.
  • Diken, Ö., Topbaş, S., & Diken, İ. H. (2009). Ebeveyn davranışını değerlendirme ölçeği (EDDÖ) ile çocuk davranışını değerlendirme ölçeği (ÇDDÖ)’nin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 10(02), 41–64.
  • Freeman, S., & Kasari, C. (2013). Parent–child interactions in autism: Characteristics of play. Autism, 17(2), 147–161.
  • Haven, E. L., Manangan, C. N., Sparrow, J. K., & Wilson, B. J. (2014). The relation of parent–child interaction qualities to social skills in children with and without autism spectrum disorders. Autism, 18(3), 292–300.
  • Hazlett, H. C., Gu, H., Munsell, B. C., Kim, S. H., Styner, M., Wolff, J. J., Elison, J. T., Swanson, M. R., Zhu, H., & Botteron, K. N. (2017). Early brain development in infants at high risk for autism spectrum disorder. Nature, 542(7641), 348–351.
  • Johnson, S. P., Slater, A., & Hocking, I. (2017). Theories and Issues in Child Development. In A. Slater & G. Bremner (Eds.), An Introduction to Developmental Psychology (3rd ed., pp. 41–78). John Wiley & Sons Ltd.
  • Mahoney, G. (2009). Relationship Focused Intervention (RFI): Enhancing the role of parents in children’s developmental intervention. International Journal of Early Childhood Special Education, 1(1), 79–94.
  • Mahoney, G., & Perales, F. (2003). Using relationship-focused intervention to enhance the social—emotional functioning of young children with autism spectrum disorders. Topics in Early Childhood Special Education, 23(2), 74–86.
  • Oğuz, H., & Sönmez, N. (2018). Otizmli çocuğa sahip ailelerde anne-çocuk ve baba-çocuk etkileşiminin incelenmesi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 19(1), 55–77.
  • Sameroff, A. J., & Fiese, B. H. (2000). Transactional regulation: The developmental ecology of early intervention. In J. P. Shonkoff & S. J. Meisels (Eds.), Handbook of Early Childhood Intervention (pp. 135–160). Cambridge University Press.
  • Senemoğlu, N. (2020). Gelişim Öğrenme ve Öğretim: Kuramdan Uygulamaya (27th ed.). Anı Yayıncılık.
  • Shire, S. Y., Gulsrud, A., & Kasari, C. (2016). Increasing responsive parent–child interactions and joint engagement: Comparing the influence of parent-mediated intervention and parent psychoeducation. Journal of Autism and Developmental Disorders, 46, 1737–1747.
  • Solomon, R., Van Egeren, L. A., Mahoney, G., Huber, M. S. Q., & Zimmerman, P. (2014). PLAY Project Home Consultation intervention program for young children with autism spectrum disorders: a randomized controlled trial. Journal of Developmental and Behavioral Pediatrics, 35(8), 475.
  • Steinbrenner, J. R., Hume, K., Odom, S. L., Morin, K. L., Nowell, S. W., Tomaszewski, B., Szendrey, S., McIntyre, N. S., Yücesoy-Özkan, S., & Savage, M. N. (2020). Evidence-Based Practices for Children, Youth, and Young Adults with Autism. The University of North Carolina at Chapel Hill, Frank Porter Graham Child Development Institute, National Clearinghouse on Autism Evidence and Practice Review Team.
  • Tomris, G. (2019). Down sendromlu çocuğu olan ebeveynlere yönelik geliştirilen doğal öğretime dayalı erken müdahale (DÖDEM) programının ebeveyn ve çocukları üzerindeki etkililiği. Anadolu University (Turkey).
  • Töret, G., Özdemir, S., & Özkubat, U. (2015). Ciddi düzeyde otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar ile annelerinin ebeveyn-çocuk etkileşimlerinin ebeveyn ve çocuk davranışları açısından incelenmesi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 16(01), 1–28.
  • Turnbull, A., Turnbull, H. R., Erwin, E. J., & Shogren, K. A. (2015). Families, professionals, and exceptionality: Positive outcomes through partnerships and trust (7th ed.). Pearson.
  • Vess, S. F., & Campbell, J. M. (2022). Parent–child interaction therapy (PCIT) with families of children with autism spectrum disorder. Autism & Developmental Language Impairments, 7, 23969415221140708.
  • Watson, L. R., Crais, E. R., Baranek, G. T., Turner-Brown, L., Sideris, J., Wakeford, L., Kinard, J., Reznick, J. S., Martin, K. L., & Nowell, S. W. (2017). Parent-mediated intervention for one-year-olds screened as at-risk for autism spectrum disorder: A randomized controlled trial. Journal of Autism and Developmental Disorders, 47, 3520–3540.
  • Whitehouse, A. J. O., Varcin, K. J., Pillar, S., Billingham, W., Alvares, G. A., Barbaro, J., Bent, C. A., Blenkley, D., Boutrus, M., & Chee, A. (2021). Effect of preemptive intervention on developmental outcomes among infants showing early signs of autism: A randomized clinical trial of outcomes to diagnosis. JAMA Pediatrics, 175(11), e213298–e213298.